ANASAYFA
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
 
Robotik ve Laparoskopik Üroloji Merkezi
 
• Prostat Kanseri
• Mesane Kanseri
• Böbrek Kanseri
• İdrar Kanallarından Kaynaklanan Kanserler
• Erkek Üreme Sistemi Kanserleri
• Testis Kanseri
• Penis Kanseri

• Tüp Bebek Merkezi (Yard. Üreme Tek.Merk.)
• Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon)
• EDSWT (Düşük Yoğunluklu Şok Dalgaları ile Sertleşme Bozukluğu Tedavisi)
• Penis Protezi
• Genital estetik
• Penis eğriliği
• Penis uzatma ve kalınlaştırma
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
• Taş hastalığı ve tedavisi
• Gebelikte Taş Hastalıkları
• İdrar kanalı (Üretra) darlıkları
• Benign Prostat Büyümesi (BPH)
• Kadınlarda İdrar Kaçırma
• Çocuklarda İdrar Kaçırma
• Erkeklerde İdrar Kaçırma
• Ürodinami Ünitesi
• Vezikoüreteral Reflü
• İnmemiş Testis
• Ürodinami Ünitesi
• Böbrek Çıkış Darlıkları (UPJ darlık)
• Mesane Giriş Darlıkları (UVJ darlık)
• Sünnet
Çocuklarda İdrar Kaçırma

Uluslararası pediatrik üroloji derneğinin tanımlamasına göre gece altını ıslatması, 5 yaş ve üstü çocuklarının gece uykusu sırasında istemsiz olarak idrar kaçırmasıdır. Sık olarak görülen bu durum çocukta güvensizlik ve utanma duygusu yaratmakta ve ebeveyn ile çocuk arasında ciddi gerilime neden olabilmektedir. Ayda bir defa altını ıslatmak şeklinde tanımlandığında, 6 yaşındaki çocuklarda 10%’dan fazla, 10 yaş civarındaki çocuklarda 5% civarında, erişkinlerde ise 0.5-1% oranında görülür. Gündüz ıslatması olmaksızın gece kaçırmaları erkek çocuklarda kız çocuklara göre 1.5-2 kat daha fazladır. Bunun aksine gündüz kaçırmaları kız çocuklarında daha sıktır. Genetik faktörler araştırılmış, anne-babanın birinde çocukluk döneminde gece ıslatması problemi yaşanmışsa 40%, her ikisinde bu sorun yaşandıysa 70% oranında görüldüğü tespit edilmiştir.

Gece idrar kaçırmasının nedenleri arasında vazopressin denilen gece idrar üretimini engelleyen hormonunun yeterince salgılanamaması neticesinde idrar üretiminin mesanenin kapasitesini aşacak şekilde fazla olması, mesane kasının aşırı aktivitesi ve uykunun idrar hissi ile uyanmaya izin vermeyecek şekilde ağır olması yer alır. Bu çocuklarda psikolojik faktörler olup olmadığı araştırılmış fakat bir bağlantı bulunamamıştır. Ayrıca diyabet (şeker) ve enfeksiyonlar gibi bazı hastalıklara ikincil olarak eşlik edebilir.

Nedeninin araştırılmasında en önemli adım hikâyenin dikkatli dinlenmesi ve karşılıklı ilişkinin güven ortamı içerisinde kurulmasıdır. Bu problemin doğuştan itibaren varlığı (veya sonradan ortaya çıktığı), çocuğun işeme davranışının öğrenilmesi, enfeksiyon varlığının irdelenmesi, kabızlığının sorgulanması önemlidir. Fizik muayenesinde nörolojik bulgulara bakılmalıdır. Kabızlığın eşlik ettiği durumlarda makatta dışkının kalıp kalmadığı not edilmelidir.

Tedavisinde ilk basamak yaşam tarzının düzenlenmesidir. Gece yatmadan önce sıvı alımı ve beslenme alışkanlıklarının ayarlanması, kabızlığın engellenmesi, yatmadan idrar kesesinin boşaltılması ve yattıktan bir süre sonra çocuğun tekrar tuvalete kaldırılması gibi basit uygulamalar hastaların bir kısmında gece kuruluğunu sağlamaktadır. Tıbbi tedavisinde birçok yöntem önerilmiş olmasına rağmen günümüzde genel olarak sadece desmopressin denilen gece idrar üretimini baskılayan ilaç ve ıslandığında çalıp uyandırarak çocuğun idrar hissine şartlanmasını sağlayan alarm sistemi kabul görmektedir.

Alarm tedavisinin başarısı 60-70% civarındadır, başarılı tedavi dönemi sonrası idrar kaçırmanın tekrar başlaması ise 5-30% oranında görülür. Nadiren altını ıslatan çocuklar alarm tedavisine uygun olgular değildirler. Buna ilaveten, anne-babaların uyum göstermesi de gerekmektedir. Tedaviye 14 kuru gece olacak şekilde devam edilmelidir.

İlacın başarısı ise 40-80% civarındadır, kesilmesinde tekrarlaması ise kuraldır. İlacın yan etkisi hemen hemen hiç yoktur, uygulanması kolaydır fakat pahalı bir seçenektir. İki hafta sonunda başarı sağlanamaz ise tedavi sonlandırılmalıdır.

Çocuğun psikolojik ve sosyal gelişiminde bir sorun olan gece ıslatmaları uygun tedavi ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir.