ANASAYFA
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
 
Robotik ve Laparoskopik Üroloji Merkezi
 
• Prostat Kanseri
• Mesane Kanseri
• Böbrek Kanseri
• İdrar Kanallarından Kaynaklanan Kanserler
• Erkek Üreme Sistemi Kanserleri
• Testis Kanseri
• Penis Kanseri
• Tüp Bebek Merkezi (Yard. Üreme Tek.Merk.)
• Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon)
• Penis Protezi
• Genital estetik
• Penis eğriliği
• Penis uzatma ve kalınlaştırma
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
• Taş hastalığı ve tedavisi
• Gebelikte Taş Hastalıkları
• İdrar kanalı (Üretra) darlıkları
• Benign Prostat Büyümesi (BPH)
• Kadınlarda İdrar Kaçırma
• Çocuklarda İdrar Kaçırma
• Erkeklerde İdrar Kaçırma
• Ürodinami Ünitesi
• Vezikoüreteral Reflü
• İnmemiş Testis
• İdrar Kanal Darlıkları
• Ürodinami Ünitesi
• Böbrek Çıkış Darlıkları (UPJ darlık)
• Mesane Giriş Darlıkları (UVJ darlık)
• Sünnet

SÜNNET

Sünnet nedir?

Sünnet kendisine yüklenen anlamın tersine oldukça standart bir küçük cerrahi işlemidir. Farklı teknikler kullanılsa da temelde yapılan penis ucundaki derinin çıkartılarak açıktaki yara dudaklarının birleştirilmesi ve bu sayede penise, penis kafasının dışarıda kaldığı son ve istenen şeklinin verilmesidir.

Dünyada en sık uygulanan cerrahi girişim olan sünnet işinin ehli ellerde yapıldığında oldukça düşük komplikasyon oranları ile çok yüksek hasta memnuniyeti sağlamaktadır.

İşlem oldukça rutin ve sık uygulanır olmasına rağmen uygulamadaki farklılıklar ailelerin aklını karıştırmakta ve endişe duymalarına yol açmaktadır. Bu yazının amacı kliniğimizde uyguladığımız rutini, güncel bilimsel bilginin ışığında hastalarımıza açıklamak ve onlara güvenebilecekleri bir özet sunmaktır.

Tarihçesi

MÖ 12000-15000 yıllarında ilk defa uygulandığı düşünülen sünnetin yazılı metinlerde ilk defa görüldüğü zaman MÖ 6000 yıllarına dayanır. Mısır hiyerogliflerinde açıkça tasvir edilmiş olan bu uygulamanın tanrının yoluna adanma, onun kullarından biri olmayı temsil ettiği düşünülmektedir. Günümüzde temel olarak İslam ve Yahudilikte varlığını devam ettiren sünnet veya Yahudilikte adı ile Brit Mila, bazı Hıristiyan grupları (örneğin Kıpti'ler) tarafından da dini gereklilik olarak görülmekte ve uygulanmaktadır. Bunun dışında birçok kişi hijyenik nedenlerle, dini inanışları emretmemesine rağmen sünnet olmayı tercih etmektedir.

Sünnetin farz olduğu ve uygulama şekli kesin kurallarla belirlenmiş (Mohel tarafından 8. günde lokal anestezi kullanmadan) Yahudiliğin aksine İslam bu konuda çok daha esnektir ve uygulama şeklini dikte etmez.


Sünnet yapılmalı mı?

Her şeyden önce sünnet başta İslam ve Yahudilik olmak üzere birçok din ve dini gruplar için bir gerekliliktir. Bunun ötesinde sünnet çocukluk döneminde idrar yolu enfeksiyonları, erişkin yaşta HPV ve HIV gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve penis kanseri gibi maligniteler açısından koruyucu olduğundan uygulaması tıbbi olarak da savunulmaktadır.

Sünnet ne zaman yapılmalıdır?

Sünnetin ne zaman yapılması gerektiğinden çok ne zaman yapılmaması gerektiğine dair tartışmalar daha yoğundur.

Dr. Sigmund Freud'un ünlü kastrasyon fobisi tezine dayanarak, çocuğun annesine aşık olarak babası ile tepkili bir yarışma içine girdiği 3-6 yaş aralığında penis ile ilgili yapılacak cerrahi girişimlerin çocukta penisin tümden kaybı hissi yaratacağı öne sürülmektedir. Her ne kadar bu konuda yeterli bilimsel çalışma yapılmamış olsa da kişisel kanımız bir ruhsal hasar riskine girmektense bu dönemde tıbbi zorunluluk olmadıkça isteğe bağlı sünnet gerçekleştirmemektir.

Klinik deneyimimiz doğumdan sonraki ilk 30 günü kapsayan yenidoğan döneminin sünnet için en rahat zaman olduğudur. Bu dönemde bebeklerin dış dünya ile bağlantıları henüz zayıf olduğundan lokal anestezi altında rahatça sünnet edilebilmektedirler. Ayrıca bebeklerin sünnet sonrası ağrı kesiciye ihtiyaçları hemen hiç olmamaktadır ve yara iyileşmesi de diğer dönemlere göre çok daha hızlı gerçekleşmektedir.

Üç ay ile 3 yaş arasında kalan dönemde çocukların lokal anestezi ile sünnet olmaları mümkün ama hem çocuk hem de hekimi için azaptır. Sonuçta estetik kaygılar da güdülmesi gereken bir işlemin ağlayan ve hareket eden bir bebekte gerçekleştirilmesini doğru bulmuyoruz ve bu dönemde yapılacak sünnetlerin genel anestezi altında gerçekleştirilmesini şiddetle öneriyoruz. Bu nedenle erken çocukluk döneminde sünnet yaptırmak isteyen ebeveynlerin genel anesteziden kaçınmak için erken yenidoğan dönemini tercih etmeleri daha doğru olacaktır.

Sünnet yapılmasının ruhsal travma yaratma riski içerdiği 3-6 yaş aralığını geçtiğimizde çocukların sünnet olabilecekleri bir sonraki dönem olarak 7 yaş ve sonrasını görmekteyiz. Bu dönemde çocuk çevresinin ve genital yapısının farkındadır. Bu nedenle bu dönemde yapılacak sünnet için ruhsal ön hazırlık çok önem kazanmaktadır. Yapılacak işlemi anlayan fakat bundan endişe duyacak kadar fazla ayrıntı bilmeyen; bu işlemin bir ceza değil bir ödül, erkekliğe bir adım olarak gören; daha "maço" tipte çocuklar kolayca lokal anestezi altında sünnet olabilmekte, bundan ruhsal bir travma yaşamamakta hatta işlem sırasında ilgi duyup izlemekte, sonrasında aldığı hediyeler ve töreni ile sünneti keyifli bir anı olarak hatırlamaktadır. Buna karşın daha modern yetiştirilmiş, daha çok fikrine danışılan, daha "narin" çocuklar bu işlemi lokal anestezi altında kaldıramamakta ve genel anesteziye ihtiyaç duymaktadır. Bu çocuklarda genel anestezi altında bile yapılsa anestezi sonrası süreç oldukça zorlu geçebilmektedir. Sünnetin bu döneme ertelenmesi çocuğunuzun kişiliğinin ilk gruptan olacağını ummaktır.

Sonuç olarak bizim klinik deneyimimiz doğrultusunda önerdiğimiz sünnetin genel anestezi ihtiyacı olmadan lokal anestezi ile gerçekleştirilebildiği, bebeğin çoğunlukla işlem boyunca uyuyacağı kadar rahat ettiği ve sonrasındaki iyileşme sürecinin en hızlı olduğu yenidoğan döneminde gerçekleştirilmesidir.


Sünnette anestezi seçimi ne olmalı? Genel mi, yoksa lokal mi?

Her şeyden önce söylenecek ilk cümle sünnetin hem lokal hem genel anestezi altında gayet sağlıklı olarak yapılabileceğidir. Burada önemli olan çocuk ile ailenin rahatlığı ve işlemi gerçekleştirecek hekimin konforudur.

Lokal anestezi sırasında işlemden yaklaşık 20 dakika önce penis ağrı kesici bir krem ile kaplanmakta ve özel sentetik bantlarla kapatılmaktadır. Bu uygulanma ile operasyondan hemen önce uygulanacak olan analjezik iğnelerden duyulacak rahatsızlık ve acı en aza indirilmeye çalışılır. Operasyonda ise penisin hissini sağlayan sinirler üzerine bir iğne ile ağrı kesici madde uygulanır ve tüm sünnet işleminin ağrısız geçmesi sağlanır. Çocuk herhangi bir acı hissetmemesine rağmen hekimin dokunmalarını hissedecektir. Lokal anestezinin avantajı operasyon sonrası çocuğun zahmetli bir uyanma periyodunun olmaması ve hemen yemek yiyebilmesidir. Temel dezavantajı ise iğne sırasındaki 30 saniye kadar süren yanma hissi ve çocuğun tüm yapılanların farkında olmasıdır. Uyanık ve bilinci yerinde olacağından bu işleme zihinsel olarak yeterince hazır olmayan çocuklarda bu safhalarda korku ve panik gelişebilmekte ve işleme devam edilmesini engelleyecek kadar şiddetli bir tepki oluşabilmektedir.

Genel anestezi süreci çocuğun odasında içirilen veya damarda verilen rahatlatıcı bir ilaçla başlar. Çocuk uykulu bir halde ameliyathaneye alınır ve burada uyutulur. Eş zamanlı olarak penis duyusunu sağlayan sinirler üzerine yapılan bir iğne ile ağrının lokal olarak engellenmesi çocukta derin anestezi ihtiyacını ortadan kaldırır. Operasyondan sonra çocuk kendi yatağında tekrar uyanır. Çoğunlukla rahat geçen bu süreçte bazı çocuklarda uyanma sırasında ajitasyon (saldırgan hareketler / tepinme ve ağlama) görülmektedir.

Bizim klinik görüşümüze göre genel veya lokal anestezinin birbirine bir üstünlüğü yoktur. Önemli olan çocuğa uygun olan anesteziyi seçebilmektir. Sünnet öncesi yapılacak olan görüşmede hekiminiz ile uygun olan anesteziyi seçmek için konuşma imkânınız olacaktır.


Sünnet nerede yapılmalı?

Sünnet mutlaka hastane veya bu işlem için özel olarak düzenlenmiş merkezde gerçekleştirilmelidir. Ancak bu merkezlerde gerekli steril koşullar ve çalışma ergonomisi sağlanabilir.

Hastanemizde rutin sünnetin adımları:
1. Sünnet öncesi görüşme ve muayene
2. Sünnet günü ve sünnet işlemi
3. Sünnet sonrası kontrol ve iyileşmenin takibi

1) Sünnet öncesi görüşme:

Özellikle 6 yaştan sonra yapılan sünnetlerde işlemin en önemli basamağını oluşturur. Yapılacak fizik muayene ve laboratuar incelemeleri ile çocuğun sünnet olmaya engel bir durumunun olup olmadığının değerlendirilmesinin ötesinde bu buluşma ile çocuk ve hekimin tanışması ve aralarında bir güven bağı kurulması sağlanır. Hekim bu tanışmada aynı zamanda çocuğun anlayabileceği bir dilde sünnet işleminin ne olduğunu ve nasıl gerçekleştirileceğini açıklar. Klinik deneyimimiz bu şekilde açıklama yapılan çocukların tüm işlem boyunca daha uyumlu ve rahat olduklarını göstermiştir. Açıklamalar karşısında çocuğun tepkisi aynı zamanda lokal veya genel anestezi seçimi konusunda da hekime ve aileye yol gösterici olmaktadır. Ailelerden isteğimiz bu görüşme öncesi çocuk sormadıkça sünnet konusunda detaylı açıklamalardan kaçınmaları ve özellikle doğru olmayan bilgiler aktarmamalarıdır. Günümüz çocuklarının "Sadece fotoğrafını çekecekler" veya "Krem sürecekler, krem" ifadelerinden sonra sünnet zamanı geldiğinde nasıl stres ve aldatılmışlık duygusu yaşadıklarını anlatmaya kelimeler yetmez. Tabii ki gerçek işlemi anlatırken kullandığımız ifadelere de çok dikkat etmeliyiz: Biz "iğne" değil "aşı" yaparız, "kesmeyiz" "şekil veririz", "dikiş atmayız" "kenarlarını birleştiririz".


2) Sünnet günü ve sünnet işlemi

Sünnet günü eğer laboratuar incelemeleri önceden yapıldıysa yenidoğan dönemi için randevu saatinden 20 dakika, 6 yaş ve üstü için 40dakika önce; eğer laboratuar incelemeleri işlem günü yapılacaksa randevu saatinden 1 saat 10 dakika önce hastaneye gelmenizi rica ediyoruz.

Eğer çocuğunuz bez bağlama yaşını geçtiyse tüm medikal mağazalarda satılmakta olan önü korumalı "sünnet donlarından" getirmenizi önemle hatırlatırız. Bu donları seçerken özellikle ön koruması geniş olanları tercih edin.

Çocuğunuz tüm hastanede kaldığı sürece bizim sağlayacağımız hasta önlüğünü giyeceğinden ekstra giysi hazırlamanız gerekmemekte fakat hastaneden çıkarken giyeceği kıyafetin sünnet donu üzerinden giyilebilecek kadar bol olması gerekmekte.

Yenidoğan dönemi bebekler dışında lokal veya genel anestezi ile olsun tüm çocukların 8 saatlik açlık ile (Oruç gibi ağız yoluyla hiçbir şey tüketmemiş olarak) gelmeleri gerekmektedir. Çocuğunuz çok susarsa randevu saatinizde 3 saat öncesine kadar çok az miktar su verebilirsiniz.

Hastaneye vardığınızda lütfen doktorunuzu beklemeden yatış bölümüne başvurun. Size işlem boyunca kalacağınız odanız gösterilecektir ve sizi katta karşılayan hemşireler sünnet için gerekli hazırlıkları yapacaktır. Doktorunuz sizi yatış işlemlerinden sonra katta görecek ve ona aklınıza gelen son soruları yöneltme imkânınız olacak.

Zamanı geldiğinde çocuğunuz ameliyathaneye alınacak.

Sünnetin hasta yatağında gerçekleştirilmesini isteyen aileler olmakta fakat yatak başında ne gerekli sterilite kuralları sağlanabilmekte ne de çalışma ergonomisi uygun olmakta. Bu nedenle sünnet sonucunu kötü yönde etkileyebilecek böyle bir uygulamayı hastanemizde gerçekleştirmiyoruz.

Altı yaş üstü lokal gerçekleştirilecek sünnetlerde ameliyathane koşulları uygun olduğu sürece bir "kirve"nin çocuk ile beraber ameliyathaneye girmesini destekliyoruz. Bu uygulama hem çocuğu cesaretlendirmekte hem de sohbet ortamı yaratarak çocuk için zamanın daha kolay geçmesini sağlamakta. Eğer çocuğunuz PSP veya Nintendo gibi mobil oyun konsolları ile oynamaya alışkınsa bunları beraberinde getirebilir ve biz sünnet yaparken o oyununu oynayabilir. 

Yaklaşık 30 dakika sürecek olan sünnet sonrası çocuğunuz tekrar odasına alınacak ve lokal anestezi ile sünnet gerçekleştiyse hemen, genel anestezi alması gerektiyse 1-3 saat sonra yemeği getirilecektir. Sünnet sonrası üzerinde olabilecek bandaj yaşına göre 1 ila 2 saat sonra hekiminiz veya bebek hemşireleri tarafından sökülecektir. Daha sonra herhangi bir pansuman yapmanız gerekmez ve yara bakımı için yapmanız gereken tek şey size vereceğimiz kremi düzenli olarak yara üzerine uygulamaktır.

Çocuklar lokal anestezi altında sünnet edildiyseler 2 saat, genel anestezi almaları gerektiyse 4 saat sonra pansumanları açılmış olarak taburcu olup evlerine gitmektedirler.


3) Sünnet sonrası kontrol ve iyileşmenin takibi

Sünnet sonrasında ilk kontrol 4-7 günler arasındadır. Bu kontrolde sünnetin iyileşme durumu değerlendirilmektedir. İlk günlerde birkaç damla kanama olması ve peniste bir şişlik gelişmesi normaldir. Eğer aktif kanama görürseniz, şişlik penis dışında kasıklara ve yumurtalıklara yayılırsa veya peniste bir renk değişikliği görürseniz en kısa sürede sünneti gerçekleştiren doktorunuza veya sünnetin gerçekleştirildiği sağlık birimine başvurunuz. 4-7. günlerdeki kontrolünde normal iyileşme seyrini takip ettiği düşünülen çocuklarda ek bir takip gerekmemektedir.

Genel olarak yara dudakları 2 günde birleşir ve bu zamandan sonra çocuğunuzu rahatlıkla yıkayabilirsiniz. Yaranın iyileşmesi ve kabukların büyük ölçüde dökülmesi 7 ila 10 gün tutar ve bu süreden sonra çocuk denize girebilir. Penisin şişliğinin kaybolması 2 haftayı bulabilir.